Rahim Ağzı Kanseri Taraması Nasıl Yapılır?

Kadınlarda buluna bu hastalığın testleri ilk ilişkiden sonra belli aralıklarla yapılmalıdır. Erken teşhisle önüne geçmek daha kolay olur. Testleri doktorunuzun belirlediği  tarihlerde mutlaka  görünmenizde yarar olacaktır. Bugünkü makalemizde rahim ağzı kanseri taraması nasıl yapıldığı, tedavi yöntemlerini eklediğim bu yazımızda sizlerle paylaşmak istiyorum…

rahim ağzı kanseri taraması nasıl yapılır Rahim Ağzı Kanseri Taraması Nasıl Yapılır?

Rahim ağzı kanserlerinin ortaya çıkmasından uzun süre önce örtücü zarların içerisinde sınırlanmış, kendiliğinden iyileşebilen bir takım hastalıklar tanımlanmıştır. Bunlar hiçbir bulgu ve belirti vermeyen, sadece pap-test , kolposkopi ve parça alınarak tanı konulan hastalıklardır. Hafif (LGSIL) veya ağır (HGSIL) hücresel bozukluklar gösterebilirler. Uygun tanı yöntemlerini kullanarak (kolposkopi, biopsi) hastaların bu aşamada tespiti hayati önem taşımaktadır.

TARAMA:
Kadın vücudunda, tarama yapılabilen, erken aşamada veya oluşmadan önce tespit edilebilen başlıca kanser rahim ağzı kanseridir. Bu tarama yöntemi, yaklaşık 70 yıldır bilinen sitolojik taramadır (pap-test, serviko-vaginal smear). Sitolojik tarama 1934 yılında Papanicoloau (bu yüzden pap-test olarak anılmaktadır) ve Babes tarafından ortaya atılmıştır.

Bu işlem, vajina ve rahim ağzından dökülen hücrelerin bir lam üzerine sürülüp ( ülkemizde bu yüzden akıntı veya sürüntü tetkiki olarak da tanımlanmaktadır), boyanarak , mikroskop altında incelenmesidir. Böylece daha ortaya çıkmadan, kansere dönüşebilecek hücreler tespit edilip, doku örneği alınarak kanser öncüsü hastalık veya rahim ağzı kanseri çok erken aşamada tespit edilebilir.

Bu aşamada hastalar, basit, ucuz yöntemlerle ve çok yüksek başarı şansı ile tedavi edilebilirler. Sürüntü alınması (pap-test) jinekolojik muayene sırasında çok kısa bir süre alan ve ağrısız, kadının hiç farketmeyeceği bir işlemdir.

Son 40 yılda gelişmiş ülkelerde, düzenli olarak sitolojik tarama yapılması sonucu, rahim ağzı kanserinden ölüm oranı %90 azalmıştır. Taramada temel olan, yakınması olsun veya olmasın, her kadının pap-test yaptırmasıdır. Çünkü bu yöntem yakınmaları olan, rahim ağzı kanserinden şüphelenilen kadınlarda uygulanan bir tanı yöntemi değildir.

Herhangi bir sağlık kurumunda en ücra sağlık ocaklarında bile alınabilen sürüntüler , bir patoloji kliniğine gönderilip (kargo, posta) burada anormal hücreler araştırılabilir. Anormal hücreler tespit edilirse, hasta ayrıntılı araştırmalar yapılabilen bir merkeze gönderilebilir. Yani tarama yapmak her koşulda mümkün olabilir. Yeni sitolojik örnek toplama ve boyama yöntemleri bulunsa da, herkesin taranması ve sürüntüde anormal hücre görülenlerin tanı için araştırılması kavramı değişmemiştir. Her ülke kendi sağlık politikalarını belirleyip uygun bir tarama programı belirlemelidir. Ülkemizde halen herkesin kabul ettiği bir tarama programı yoktur. Tarama sıklığı ve taramaya başlama yaşı açısından bazı risk faktörleri ve koşullar aşağıda sıralanmıştır. Yüksek Riskli Grup:

HPV enfeksiyonu (cinsel organlarda siğilleri halen veya geçmişte olmuş olması
Çok eşlilik (kadın ve/veya eşi)
Sigara
Erken yaşlarda cinsel ilişkiye başlama(20 yaştan önce)

Düşük Riskli Grup:

Tek eşlilik
Bekarlık

Düşük risk grubunda ilk cinsel ilişkiden sonra pap-test yapılır ve her yıl test tekrarlanır. 2-3 kez pap-test normal olarak bulunursa en az 65 yaşına kadar 2-3 yıl aralarla pap-test yapılmaya devam edilmelidir.

Yüksek riskli grupta tarama için her yıl pap-test yapılmalıdır.Kadınların 65 yaşından sonra da taramaya devam etmeleri halinde rahim ağzı kanserinden ölüm oranları %60 kadar daha azalmaktadır.

Tarama sonuçları anormal bulunan hastalar jinekoloğun önerileri doğrultusunda hafif derecede hücresel anormallikler için tekrarlayan pap-test yaptırabilirler. Hafif veya ağır hücresel anormallikler tespit edilen hastalar direkt olarak kolposkopi denilen bir mikroskopla muayene ve gerekirse parça alınmak (biopsi) için bir kolposkopi kliniğine gönderilebilirler. Böylece kesin tanı ve gerekirse uygun tedavi planlanır.

TEDAVİ:

Cerrahi
Radyoterapi (Işın)
İlaç tedavisinden (kemoterapi) oluşur.

Erken kanserlerde çok özel durumlarda (genç ve çocuk isteği olan hastada) küçük operasyonlar yapılabilir. Ancak çok fazla komşu organlara yayılmamış hastalıkta cerrahi tedavi ile rahim ve etrafındaki bağlar, tüpler, yumurtalıklar, vajinanın üst kısmı ve karından bir kısım lenf bezeleri çıkarılır. Cerrahiden sonra veya önce komşu organ yayılmaları tespit edilirse hastaya cerrahiyi takiben veya cerrahi işlem yapılmadan radyoterapi uygulanır. İlaç tedavisinin yeri az olup bu konuda yeni çalışma ve araştırmalar sürmektedir.

5 yıl sağ yaşama şansı evrelere göre değişmekte olup erken dönemde %90’larda iken hastalık ilerlemiş, lenf bezelerine yayılım olmuşsa %15-20’lere kadar düşer. Sağlıklı günler dileriz…

Bir önceki yazımız olan Vajinada Mantar Neden Olur başlıklı makalemizde vajinada mantar belirtileri nelerdir, vajinada mantar belirtileri ve tedavisi ve vajinada mantar belirtisi hakkında bilgiler verilmektedir.

0
pixel Rahim Ağzı Kanseri Taraması Nasıl Yapılır?0
  

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>